ÖDÜNÇ ZAMANLAR
ödünç zamanlar almak isterdim hayattan
bir daha görülemeyecek son bakışlar
edalı işveli / az da kibirli
az daha düş üstüme / seninim diyen
sonra da yitip giden / şatafatlı şafaklar sonra
kızıl güllerin üstüne düşmüş
kır çiçeklerinde / yemyeşil çimlerde parlayan çiselerle
arzuyla sarılınmış sevgili hayalleri bir de
hani yıllardır gurbette / nasırlı elleriyle
yüksek yapılar kurmuş bir köy delikanlısı hevesiyle
bavulunda sevgiliye armağanlar
sılada sabun kokulu bir yatakta
nakışlardım karamsarlıklarımın üstüne
ödünç anlarımı
kırardım zincir / kuskun / kolanlarımı
dörtnala koşardım nehir boylarında
toynağımda karlı dağlar beyazı
martı kanadı vururdum çılgın dalgalar üstünde
fırtınalarla kavga eder / ıssız adalar arardım
sabahı gülümseyerek karşılayan
hayali bir yavuklu / sırtımda / dünyayı yeniden kurardım…